background img
Sencer Gültuna - Ortancamız Babam

Üsküdar’a Gider İken

avatar
avatar

Latest posts by Fatih Ayhan (see all)

Kaynak: www.haberler.com

Kaynak: www.haberler.com

Üsküdar’a Gider İken…

İstanbul’da bir zamanlar kervan geçmez bir sokak vardı desem kim inanır ki? İstanbul’a gelen göçmenlere Sultan Abdülmecit yaşamaları için bir köy verir. Sultan Abdülmecit döneminde yapılan her yapıya ve yerleşim birimine tek bir isim verildiği için bu köye de aynı isim verilmiştir, Mecidiyeköy.

Şimdiki zamanda ise İstanbul’un en gürültülü yerleşim yerlerinden biridir Mecidiyeköy. Bir zamanlar Ali Sami Yen Stadı’nın bulunduğu semt olan Mecidiyeköy bundan daha 70-80 yıl öncesinde bile bu günlerden çok farklıydı. O günlerden bu güne sadece Kervan Geçmez sokağı var, bir zamanlar ortasından küçük derelerin aktığı Mecidiye Köyü’nden.

Bu dereler Fulya’da birleşir ve Beşiktaş Meydanı’nın oradan denize dökülürdü. Fulya’dan geçen Nehir yağmurun yağdığı zamanlarda taşar ve önüne ne gelirse denize götürürdü. Bu derenin ismi “Ihlamur Deresi” idi.

Bir gün o kadar çok yağmur yağmış ki bu dere önüne ne gelirse almış denize götürmüş. Dere o kadar taşmış ki derenin çamurlu suları Beşiktaş Hamamı’nın içine dolmuş. O anda hamamda yıkanmakta olan İstanbul sakinleri ise hamamın kubbesine kadar yükselen sulardan kurtulamamış ve boğularak can vermiş. Bu İstanbul’un tarihindeki en acı olaylarından biri olmuş.

Beşiktaş Hamamı şimdi nerededir diye soranlar içinde 1950’lili yıllara kadar şu anki Sinan Paşa Camisi’nin tam karşısında olan hamam, o yıllardaki yol çalışmaları nedeniyle Beşiktaş’taki bir çok yapı gibi yıkılmıştır.

Bu hikaye ise bu gün yağan yağmurdan sonra Üsküdar’ı görünce aklıma geldi. Yağmur o kadar kuvvetli yağdı ki ardından gelen selle İskele Meydanı’nda minibüs ile vapuru aynı seviyede görebildik desek yalan olmaz. Buda gösteriyor ki yapısını bozduğumuz doğa tarihin her hangi bir anında bizi uyarabiliyor. İskele Meydanı’nın ise aslında denizin doldurulması ile meydana geldiğini düşünürsek bu günkü manzara garip değil. Nede olsa orası da denizin bir parçası, gerçekte o minibüs orada olmamalı.

Sonuç olarak yaşadığımız şehirde doğayı düşünmeden yaptığımız yapılarla her geçen gün bir felaketin kapısını aralıyoruz. Kısacası “Üsküdar’a gider iken aldı da bir yağmur” diye başlayıp devam eden şarkının dizeleri aslında bize çok şey anlatıyor.

Fatih AYHAN / Haziran 2014 / İstanbul

Kaynak: Haldun HÜREL, Anlat İstanbul, Kapı Yayınları 2009

İlişkili Etiketler
Bu yazıları görmek istemez misin?
Yorumlar

Comments are closed.