background img
Sencer Gültuna - Ortancamız Babam
IMG_5826

Tozlu Raflar Arasında Sohbet (Röportaj)

 

 

 

1)   Öncelikle bizimle söyleşi yapmayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz.

Rica ederim.

2)  Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

1934 Trabzon Merkez doğumluyum. Erkek Sanat Okulu’nu bitirdim. Ondan sonra dışarıdan Öğretmen Okulu imtihanlarına girdim farklı derslerden. 1955’ten 1960’a kadar 5 yıl ilkokul öğretmenliği yaptım.

1961’de ticarete başladım. 1961’den 1964’e kadar 5 yıl kuruyemiş, spor toto bayiliği yaptıktan sonra,1965’ten sonra kitap kırtasiye işine başladım.

Dükkanın yerini de değiştim. Kanuni Karma Ortaokulu diye Hacı Kasımda, Uzun Sokağın paralelinde bir dükkan açtım okulun karşısında. Orada kırtasiye ve kitapla başladım. 1974 Kıbrıs Savaşında Haziran ayında Uzun Sokakta Dost Kitabevini açtık. Daha sonra 1987’de Kristal Pasaj’da devam ettim.1987’den beri burada sahaf olarak devam ediyorum.

3)    Günümüz de bir çok kişi sahafçılık yapıyor ancak size göre bir sahafta olması gereken özellikler nelerdir? Herkes sahaf olabilir mi?

Tabi ki özellikleri var. Sahaf demek eski baskı kitapları temin edecek, yenilerde olabilir ancak sahaf eskilere önem vermelidir. Osmanlıca, Farsça, Arapça vs., eski dergiler, eski kitaplar, bütün eski yayınlar, şiir, genellikle edebiyat ve tarih üzerine kitaplara ağırlık verirler. Sahaflar başka şeylerde kitabın yanında plak işi de olur, koleksiyonlarda olabilir mesela bende pul koleksiyonu vardır. Para koleksiyonu, madeni ve kağıt paralar. Ayrıca bu kitapların da meraklıları kitap koleksiyonu yapan arkadaşlarımızda çıkıyor tabi. Kitap merakı tabi okumaktan kaynaklanıyor, ama ben oraya geçmeden önce Sahaf aldığı kitapları okuyucudan, eski yaşlı insanlardan ya da onların çocuklarından torunlarından aldığı kitapları inceleyecek, tarihine göre, özelliğine göre kitapları ayıracaksın, yazarına göre gelen müşteriye tavsiyede bulunacaksın.Sahaflarda ki kitapların baskısı az olur.Az basılmıştır, çok az kalmış olabilir olabilir.

4)    Sahaflık anlayışı sizce günümüzde değişti mi?

Pek değişti sayılamaz ama şimdi sahaf olan kişi eski kitaplara ağırlık veriyorsa değişmez kolay kolay. Niye değişmez yeni kitaplar sahafa girmez. Büyük şehirlerde sahaflar yeni kitaplara dokunmaz almaz. Sadece eski kitapları tercih eder ama böyle bizim gibi küçük Trabzon gibi, Adana gibi veya Kayseri gibi şehirlerde sahaf mecburen diğer yeni kitapları da bulunduruyor. Şimdi biz sahafız ama bunun yanında okul kitaplarını da bulunduruyoruz 2. el olarak. Ama dediğim gibi sahafların özellikleri tek eski kitaplara yöneliktir. Yani sahaflıkta fazla bir değişiklik yok.

 

 

5)  Bir kitabın kıymetli olup olmadığını ilk bakışta anlayabiliyor musunuz ?

 Şöyle anlaşılır yazara göre, baskısına göre, senesi kaçtır. Yazarına göre değeri artar, baskı sayısına göre değeri artar. He bir de türüne göre roman mıdır, bilgi kitabı mıdır, tarih kitabı mıdır bunlara göre değeri artar.

6)  Kıymetli bir kitap bulduğunuz da ne hissediyorsunuz ?

 İnsan tabi ki seviniyor. Bir müşterisi vardır onun, meraklısı vardır onun. Mesela bundan birkaç gün önce çok eski değildir ama Metin Toker’in şeyh Sait İsyanı ile ilgili bir kitabı var mı sende?vardır dedim araştırırız dedim. Bir arkadaşımıza sordum, kitaba meraklı bir arkadaşımız. Ben de Metin Toker’in İsmet Paşayla 10 yıl isimli diye bir kitabı var dedi, dedim onu getir. Kitabı bulup bir insana yardımcı olduğumda seviniyorum.

7)  Kitabı sahafa sormayın, dükkanda siz arayıp bulun” bu söze katılıyor musunuz ? 

 Şimdi o alıcıya bağlı.Alıcı sahafa sormadan kitabı arıyorsa ya bulur ya bulamaz. Bizim kitaplarımızın bazıları belli yerlere koyulmuş, bazıları da arka kısımlarda ve ya depoda şimdi sahafa sormadan sen kitap ararsan bulamayabilirsin. Yani bir sahaf dükkanına geldin baktın istediğin kitabı bulamadın çektin gittin orda ne oldu sen yanlış yaptın. Yani bana göre sorarsan daha yararlı olur.

8)    Trabzon’da sahafçılığın geçmişi hakkın da bizi biraz bilgilendirir misiniz?

   Trabzon’da sahaflığın geçmişi çok fazla yok. Diyorum bak burası 24 senedir var, benden önce bu işi yapan da yok. Şu anda da yok. Bir arkadaş vardı, rahmetli oldu. O da yani sahaflıktan anlayan bir arkadaşımız değildi ama kitap alıp satıyordu.

9)  Okurları göz önüne aldığımızda geçmişle günümüzü okuyucularını kıyaslar mısınız ?

   Ben onu şöyle cevaplayayım, okullardan ve okuma alışkanlığı olarak. Şimdi öğrencilere ödev veriliyor, ödevi öğrenciye veriyor şu kitabı oku getir yavrum. Öğrenci de bu gün ki şartlarda internet yaygınlaştı şimdi öğrenci ne yapıyor internetten kopya alıyor, öğretmene getiriyor ödev yaptım. Bu ödev olmuyor kopya oluyor. Nasıl ki öğrenci sınıfta imtihanda kopya çekiyorsa o öğrencinin internetten alıp getirdiği ödev de ödev olmuyor kopya oluyor. Öğretmen ödevleri  sorgulamalı. Bir de bir öğrenci 1 yılda 1 kitapla okumuş kabul edilmez. Bir öğrenci ilk okuldan başlayacak, üniversite dahil olmak üzere her yıl en azından 5-10 kitap okuması lazım. Böylece bir öğrenci  okuma alışkanlığı kazanmış olur. Biz de bu alışkanlığı okullarda vermiyoruz, yeterli değil. Yani anlayacağınız bu gün ki şartlarda bilgisayarlar, televizyonlar okuma alışkanlığını bitirdi.Ama bu bizim eğitim sistemimizin yanlışlığından ileri geliyor. Şimdi bazıları diyor ki ben o kitabı internetten indirdim, bunu söyleyende bir Dr. Çok kitabı var fakat şimdi internetten kitap indiriyorum , daha kitap almama gerek kalmadı der gibi bir havaya girdi. Ben de diyorum sen şimdi eline kitabı alıp da dokunup da elinde okumadıktan sonra o internetten çıkardığın kitabın ne önemi var.

10) Bir çok tartışmaya neden olur, sizce kitaplar herhangi bir nedenden dolayı yasaklanmalı mı?

Kitap yasaklanmamalıdır. Eğer bir ülkede demokrasi gerçekten varsa kitap yasağı olmamalıdır. Kitap yasağı olan bir ülkede demokrasi vardır denilemez.

 

Melih Yıldız

İlişkili Etiketler
Bu yazıları görmek istemez misin?
Yorumlar