background img
Sencer Gültuna - Ortancamız Babam
eldivan

Şabanözü-Eldivan-Çankırı

avatar
avatar

Latest posts by Fevzi Gültuna (see all)

Çankırı sevdalısı, gönül adamı Ahmet Duran  Bey’in organizasyonuyla, eski iş arkadaşımız Eldivan Belediyesi Başkanı Sayın Nusrettin Gökçer Bey’i ziyaret etmek üzere sabahın erken saatinde, diğer Çankırı sevdalısı  eski mesai arkadaşımız Mustafa Taşlıgül’ün aracı ile 23. Dönem Sayın vekilimiz Çanakkale Milletvekili Sayın Mustafa Kemal Cengiz Bey ve ben birlikte yola çıktık. Güzergâhımız Çubuk-Şabanözü-Eldivan.

Hareket noktamızdan Eldivan, yaklaşık yüz kilometreymiş…

Çubuk ilçesine kadar olan yerleşim alanlarını daha önceleri gördüğümüz için, için fazla heyecan verici değildi. Ancak Çubuk’tan sonrasını fazlaca merak ediyorduk. Acaba arazi yapısı nasıl ve insanları neyle geçiniyorlardı. Acaba beklediğim gibimi yoksa çok farklı mı bulacaktım…

Çubuk ilçe çıkışından itibaren yol kıvrıla kıvrıla uzayıp gidiyor.  Arazi yapısı ova olmasa da çok dağlık da değil. Anlayacağınız ekilip biçilmeye müsaitti. Zaman zaman kurumuş derelere, ya paralel yada üzerinden geçip gidiyorduk.  Çubuk ilçe sınırının sonuna doğru, Hayvancılık İhtisas OSB yapımının son aşamada olduğunu gördük ve hayvancılık alanında yöre halkına çok katkı sağlayacağı yönünde bilgiler aldık.

Tırmanarak yolumuza devam ederken, sağımızda ve solumuzda, yaprakları sararmış bahçeleri geride bırakırken nihayet Şabanözü’ne varıyoruz.

ŞABANÖZÜ:

İlçenin girişinde ilk gözümüze çarpan nüfusun 8500 olduğunu gösteren tabela oluyor. İçinden geçen Çankırı yolundan sağa dönüp dar bir yoldan kasaba meydanına varılıyor. Meydanın ortasında park, resmi daireler ve dükkanlar var ve tamamı meydana bakıyor.  Baktığımız zaman mimari açıdan yenilik yok gibi bir şey.  İlk ziyaretimizi Şabanözü Belediye Başkanı Sayın Mustafa Karakaya’ya yapıyoruz. Mustafa  Bey memuriyetten gelmiş, önce Şabanözü’ne bağlı Gürpınar Belde Belediyesi Başkanlığını iki dönem yapmış ve belediyeyi borçsuz teslim etmiş.

Beldeler kapanıp ilçeye bağlanınca, İlçe Belediye Başkanlığını kazanmış. Kendinden emin, çok azimli ve kararlı gözüküyor. Önce seçimi nasıl kazandığını anlattı. Seçim sonuçları açıklanınca dört oyla kaybetmiş, itirazı sonunda seçimler tekrarlanmış, bu sayede seçimi kazanmış.

Yapacağı projeleri, o anı yaşarcasına anlattı.  Yöre ile ilgili bilgi verirken öyle bir şey söyledi ki inanamadım.  Organize Sanayideki fabrikalarda çalıştıracak işçi bulamadıklarını, işçiye ihtiyaçları olduklarını söyledi. Çalışan işçilerin bir kısmı servislerle, Eldivan ve Çubuk’ tan geliyormuş.  Ne kadar sevindirici bir olay.

ELDİVAN:

Şabanözü’nden  çıkınca yola tırmanarak devam ediyoruz. Tam zirveye vardığımızda etrafı çam ormanlarıyla kaplı vadinin ve bahçelerin içinde kaybolmuş gibiydik. Sadece kırmızı çatıları gözüken bir yerleşim alanı vardı. İşte burası ELDİVAN.

Zirveden aşağıya doğru, yol  Sakarya Nehri misali kıvrıla kıvrıla gidiyor. Yol kıvrıla kıvrıla devam ederken karşımıza bir köy çıkıyor. Buranın adı Saray  Köyü. Buraya köy demek   imkânsız. Yolları parke taşla döşenmiş, pırıl pırıl bir yer. Arabamızı caminin önünde bulunan boş alana bırakıp, oturma banklarında oturan insanların yanına varıyoruz. Verdiğimiz selamı aldıktan sonra oturanlar bize “Hoş geldiniz” deyip yer gösteriyorlar. Misafir olduğumuzu anlayan ve etrafta bulunan ne kadar insan varsa bizimle tek tek tokalaşarak “hoş geldiniz” deyip  etrafımıza oturuyorlar. Koyu bir sohbete dalıyoruz…

Ben bu manzara karşısında, ne saklayayım çok duygulandım. Bin yıldır ayakta kalmamızın tek sebebinin sevgi olduğunu bir kez daha gördüm. Köy 450 haneymiş ve okuma oranı çok yüksekmiş. Bürokraside görev yapan çok hemşerileri varmış. Saray Köyünde organizatörümüz Ahmet Duran Bey’in okul arkadaşı; Ali İhsan Yücel Bey‘e misafir olduk. Bizleri o kadar candan karşıladı ki, yemekte; yetiştirdikleri ne varsa önümüze koydu. (Kanlıca Mantarları da harika idi.) Kendisine sonsuz teşekkür ederiz.

Saray Köyü ile Eldivan iç içe geçmiş, sadece yasal sınırları kağıt üzerinde ayrılıyor.

Nihayet Eldivan Belediyesi’ne ulaşıyoruz. Geldiğimizi haber alan Sayın Belediye Başkanı Nusrettin  Bey, bizleri ana giriş kapısında karşıladı.  Belediye iki katlı küçük bir bina.

Yol yorgunluğu kahvelerimizi içerken, bir yandan da bizi bilgilendiriyordu. On yedi kadrolu personeli olduğunu, belediyeyi ilçe nüfusuna göre ciddi borçla aldığını ,acil temizlik aracına ihtiyacı olduğunu söyledi.

23.Dönem Milletvekilimiz Sayın Mustafa Kemal Cengiz Bey’de milletvekili olmadan önce, Ezine (Çanakkale) Belediyesi Başkanlığı dönemlerinde karşılaştığı zorlukları nasıl  aştıklarını, yapmak isteyip neden yapamadıkları hususunda yaşadıklarını anlattı. Yararlı bir sohbet olduğu kanısındayım.

Nusrettin Bey, yapmayı planladığı işleri yerinde göstermek ve şehri tanıtmak amacıyla önce  Yumrukaya Tepesi’ne (Şahin tepesi) ne götürdü.  Bu alana  Orman Bakanlığı piknik alanları yapmış, ancak bakımsız ve pislik içerisinde kalmış. Az yukarısında Vali Konağı yapılmış ve buradan  bakınca doyumsuz bir manzara ile karşılaşıyorsunuz. Bu ormanlık alanı belediye uhdesine almayı arzuluyor.  Mevsiminde her tarafı gül kokusu sararmış, çünkü; ormanın içi  gül çiçeği  ile doluymuş. Yine mevsiminde dağ laleleri açarmış. Hatta yöre halkının bir kısmı toplayıp satarak geçimlerine katkı sağlıyorlarmış.

Yumru Tepesi’nden ayrılıp Kara Dere Gölet’inin bulunduğu vadiye doğru yol alıyoruz. Vadinin iç kısımlarında bahçeler ve bağ evleri, yamaçlarında ise devasa çam ağaçları ve fındık ağaçları var. Gölet’in hemen yanına Devlet Su işleri Sosyal tesis yapmış ve çeşitli toplantıların yapıldığı bir mekan olarak kullanılmaktaymış.   Bu alanları alarak, içinde küçük işletmeler kurarak, hem işsizliği azaltmak hem de insanların sağlıklı yaşamalarına katkı sağlamak istiyor. Eldivan günübirlik gidip gelinebilecek mesafede ve Ankara 100 kilometre, Çankırı’ya 20 kilometre mesafede bir yer.

Şehir ortasında belediyeye ait eski bir binayı onarıp, otele dönüştürüp etrafını da piknik alanları olarak düzenlemeyi arzu ediyor.

Bir de kirazı çok meşhur. Tabi mevsimi olmadığı için biz yiyemedik. Her yıl Kiraz Festivali yapılırmış.

Sonuç olarak şunu söyleyebilirim. Sevginin tavan yaptığı, gözünün yeşile doyduğu, Belediye Başkanının kapısının  kapanmadığı bir ilçe.

Son söz olarak Şayet Evliya Çelebi, burayı görseydi hiçbir yere gitmez ömrünü burada tamamlardı.

Gösterdikleri ilgiden ve misafirperverliklerinden dolayı Belediye Başkanı Sayın Nusrettin Gökçer nezdinde ilçe ve yöre halkına sonsuz teşekkürler.

 

Fevzi GÜLTUNA

 

25 EKİM 2014 // ANKARA

 

Bölgenin Ziyareti ile ilgili fotoğraflar. 

valikonağı

ali ihsan

kööö

 

İlişkili Etiketler
Bu yazıları görmek istemez misin?
Yorumlar

Comments are closed.