background img
Sencer Gültuna - Ortancamız Babam
dp34714

Moskova’nın Şifresi Temel

 

Yönetmen Adem Kılıç’ın başarılı olan Sümela’nın Şifresi Temel adlı filminin ardından bu filmin devamı olan Moskova’nın Şifresi Temel adlı filmde izleyenlere oldukça keyifli dakikalar yaşattı.

Filme gitmeden önce fikir alışverişinde bulunduğum kişiler benim hiçbir zaman anlayamadığım şekilde ama sürekli olarak denk geldiğim eleştirilerde bulundular. Yani komedi filminde mantık aradılar. Aksine komedi filmleri mantık üzerinden izleyenlere mesajlar vermez; aksine tezatlar, saçmalıklar üzerinden izleyenlere belli başlı toplumsal mesajları iletirler. İzleyenleri belli konular üzerinde düşünmeye teşvik ederler. Moskova’nın Şifresi Temel’de böyle bir filmdi. Hem güldürdü hem de düşündürdü.

İlk filmin ve Moskova’nın Şifresi Temel filminin de başrol oyuncularından olan Alper Kul (Temel) yine oyunculuğu ile göz doldurdu. Trabzon lehçesini düzgün kullanımı ile izleyenlere sahneleri gerçekçi olarak aktardı ve seyircilerin büyük beğenisini topladı. Filmin bir diğer başrol oyuncusu olan Aslıhan Güner (Zuhal)’de en az Temel kadar başarılı bir performans göstermiş. İzlediğim tüm Karadeniz filmlerinde Karadeniz lehçesini düzgün kullanmayıp sanki halk ile dalga geçer şekilde ekranlara yansıtan filmlerin aksine bu filmde diğer oyuncularda Temel kadar lehçeyi yerinde kullanmışlar. Bu nedenle tüm oyuncuları ve filmin yönetmeni Adem Kılıç’ı ayrıca tebrik etmek gerekir. Ancak bu olumlu eleştirimde filmde Temel ile yıllar önce evleneceğini düşünen ancak Temel’in gözünün dahi görmediği, bu nedenle Temel’i öldürmek isteyen Songül  (Dilşah Demir)  bu filmde diğer oyuncuların aksine hafif kaldı, kullandığı lehçe nereye aitti bilemiyorum ama Trabzon ile uzaktan yakından alakası yoktu. Bu nedenle  Dilşah Demir’in yerine Songül karakteri için başka bir oyuncu rol alabilirdi.

Film Trabzon ve Moskova arasında geçmektedir. Trabzon’un bir çok güzelliğinin yansıtıldığı sahneler göze çarpmaktadır. Film’in Moskova sahneleri ise filmin az bir kısmında yer almaktadır.

Film ilk kısımda izleyenleri oldukça fazla güldürdü. İkinci kısımda ise hem güldürdü hem de duygusal anların yaşanmasına neden oldu. Rus mafyası birinci filmde altınları bulan Temel’in peşine takılır. Temel’in her adımını takip ederek Temel öldürmeye çalışılır. Lünepark’da Zuhal ile eğlenen Temel’i Songül kafasına vurduğu bir odun ile yere düşürür. O esnada dirübünlü tüfek ile Temel’i öldürmeye çalışan Rus mafyası ateş eder. Ancak Temel yere düştüğü için vurulmaz. Temel ne olduğunu anlamadan polise başvurur. Polis kamera kayıtlarında olayın yaşandığı anı seyreder. Temel’in kafasına Songül’ün vurduğu anlaşılır ve Temel şikayetçi olmaz. Ancak Temel’in gözüne tüfek ile ateş eden Rus mafyası takılır. Çıkışta Temel’i bekleyen arkadaşlarına Temel, Rus mafyasını anlatır. Daha sonra Temel ve arkadaşaları Trabzon sokaklarını didik didik ederler. En sonunda bir otelden biraz önce çıktığını öğrenirler ve mafyanın peşine Rusya’ya giderler. Temel Rusya’ya gideceğini Zuhal’e söylemez. İstanbul’a maça gideceği yalanını uydurur. Temel’in Rusya’da bulunan akrabası durumu Zuhal’e bildirir ve Zuhal çileden çıkar. Soluğu Rusya’da alır. Temel’i Rusya’da yakalar. Temel’in kendisine ihanet ettiğini düşünür ve Temel’i affetmez. Daha sonra arkadaşlarının düğününde Temel Zuhal ile barışmak ister ama Zuhal asla barışmaz. Temel bunu kendine yediremez ve intihar etmek için düğünden ayrılır. Zuhal’de Temel’den sonra fenalaşır ve evin yolunu tutar. Eve vardığında hamile olduğunu öğrenir. Ve yatağın üzerinde Temel’in bıraktığı süs eşyasının içini açtıkça kendi ismini ve doğacak çocuklarının isimlerini görünce dayanamaz ve Temel ile barışmaya gider. Temel ile barışırlar ve Temel sevincinden Zuhal’i denize iter ve kendi de denize atlayarak mutlu şekilde film sona erer. Bu sahnelerde seyirciler keyifli sahnelerin ardından hüzünlü anlar yaşadı.

Filmin sadece duygusal olan bölümünü yansıtmak istedim. Ancak filmi bir bütün olarak izlediğiniz de ilk filme göre çok daha fazla eğlendiğinizi göreceksiniz. Espiriler ve argo kelimeler oldukça yerinde ve Trabzon halkının günlük yaşantısında kullandığı şekilde seçilmiş.

Neyse lafı fazla uzatmaya gerek yok. Bir çok komedi filminin aksine, oldukça gerçekci ve eğlendirici. Bir toplumun da mizahi yönünü nakledici şekilde. Benlik bu kadar. Biraz yön verebildiysem ne mutlu. İyi seyirler sizlere.

Melih Yıldız

İlişkili Etiketler
Bu yazıları görmek istemez misin?
Yorumlar