background img
Sencer Gültuna - Ortancamız Babam
kavuniçi

Kavuniçi Mavisiyim

avatar
avatar

Latest posts by Diğdem Çam (see all)

kavuniçi

…mercanların arasında küçük balıklar vardı
en güzelleri el boyunda kavuniçi olanlardı
bir gün bir rüya gördüm o kavuniçi balık benmişim
büyümem beklenmeden afiyetle yenmişim.
Hepimiz birer balığız, kimimiz su bardağının içindeki yapayalnız terk edilmiş balık, kimimiz orta değer bir fanus içindeki balık, kimimiz biraz daha büyük akvaryumlarda yer alan balık, kimimiz ise okyanusdaki balık.

Seçme hakkı sunulmadan, sınırları önceden belirlenmiş yaşam alanında yaratılan balıklar… Evet ilk anda seçme hakkı yok fakat sonrasında ‘zaman’ denen yüce kavram içinde bu hakkı elde etmek ve kalan yaşamı yönlerdirmek daima vardır.

Bu zaman denen kavramda her şey sadece biraz cesaretten ibaret. size bir balık olarak sunulanı kabul etmek ya da bardağı, fanusu, akvaryumu kırıp denizleri aşıp okyanuslara açılmayı seçmektir.
Evet küçük balık,

Sen kavuniçi renkte olan! Önünde iki seçeneğin var. Sunulanı kabul etmek ya da etmemek..

Sunulanı kabul etmek ‘ben böyleyim’, ‘durum böyle’, ‘yapılabilecek bir şey yok’ gibi cümleleri ard arda sıralamayı getirir. Sonrası stabil bir yaşam. Bardağında, fanusunda, akvaryumunda mutlu veya mutsuz belli sınırlar içinde yaşamını sürdürme… Bu aslında o kadarda kötü bir durum değil sürekli korunma ortamı içerisindesin yüzmeyi öğrendiğin alan kısıtlı, büyük balıklar yok, kıyıya vurma olasılığın yok. Sakin, mutlu -veya mutsuz- bir yaşam.
Sunulanı red etmek ise çok daha fazlasını gerektirir. Cesaretinin verdiği sonuçlar tahmin ettiğinden çok daha fazlasıdır. Okyanusda yüzmek kendi akvaryumunda yüzmekten çok daha farklıdır. O yüzden;
yüzmeyi yeninden öğrenmen gerek, yeni bir dünyadasın küçük balık.

Küçük bir balığının akvaryumunu kırıp okyanusa açılma macerası..
Aslında tek bir cümle ama çok daha fazlası..
Hoş geldin kavuniçi balık.
Hoş geldin dendiğine bakma, burda iyi karşılanmayacaksın. Yüzme bilmiyorsun, okyanusları bilmiyorsun ve büyük balıkları hiç tanımıyorsun.
Uçsuz bucaksız görünüyor değil mi? Sonsuz bir mavilik. Maviyi tabi ki seversin ama o kadar küçüksün ki artık kavuniçi rengin belli bile olmuyor.
Korkma!
Korkma denmesi bir işe yaramaz, korkmak zorundasın ama unutmaman gerek senden bile daha büyük olan bir cesarete sahipsin.
Seçmeden geldiğin dünyada yine iki seçenekle karşı karşıyasın.
Ya kavuniçi renkte kalacaksın ya da sevdiğin maviliğin; sevmediğin tonları olan en koyularından bir
tanesini seçip ona bürüneceksin.
Kavuniçi renginle, atıldığın habitatta yaşaman imkansız. Doğal seleksiyon diye bir gerçek var. Yabancısın, farklısın büyük balıkların hoşuna gitmeyecek bir renge sahipsin. Büyümen beklenmeden afiyetle yenmek istemiyorsan değişmelisin.

Rengin değiştikçe yüzmeyi öğreniyorsun, okyanuslara uyum sağlıyorsun demektir.

İsyanlarını duyuyorum, ‘ben böyleyim’ ‘değişmek istemiyorum’ ‘büyümek, onlar gibi olmak istemiyorum’ dediğinin farkındayım.

Fakat zorundasın, uçsuz bucaksız okyanusu değiştirecek değilsin ya!

Bizim küçük kavuniçi balığımız direnmeyi seçenlerden.

Bu direnme evresinde,
Yalnız kalıyor, boğuluyor, kıyıya vuruyor, büyük balıklara yem oluyor ama bir şekilde yaşama tutunuyor. Yara alıyor kendi kendini iyileştiriyor, ağlıyor gözyaşları okyanuslarda kaybolup gidiyor ama vazgeçmiyor.
Geri dönmek istiyor akvaryumuna ama akvaryumu artık ona çok dar, bunun farkında. Aslında seviyor uçsuz bucaksız okyanusunu. Sadece bazı zamanlarda çaresiz hissedebiliyor ve böyle zamanlarda akvaryumunu özlüyor. Sonuç olarak zor tutunuyor ama vazgeçmiyor.
Büyüyor, daha çok büyüyor bedeni değil belki varlığı büyüyor.. Cesareti, gücü gittikçe katlanıyor. Aldığı her darbede, karşılaştığı her büyük dalgada o da büyüyor.
Güçleniyor!

Bu bir süreç, bitmesi çok uzun sürecek bir süreç. Bu sürecin şuan ki evresinde bizim küçük balığımız yüzmeyi hala tam öğrenemedi ama vazgeçmiyor.
Rengini sorarsanız;

Gururlu, güçlü ama arkasında saklı olan bir kırgınlıkla

‘BEN KAVUNİÇİ MAVİSİYİM’ diyor.
Aynı kalamamış ama bir türlü de değişememiş..

 

Diğdem Çam // Eylül 2014 Eskişehir

İlişkili Etiketler
Bu yazıları görmek istemez misin?
Yorumlar

Comments are closed.