background img
Sencer Gültuna - Ortancamız Babam
sokak futbolu

Kahrolsun Futbolun İmarlı Topraklı

Futbol denince akla belli başlı isimler gelir.

Benim aklıma mahalle arasındaki maçlar gelir. Hacı Rıza Amca’nın evinin yanında boş arsa vardı. Yanında mahallenin büyükleri maç yapardı. O maça girmek o kadar zordu ki, yıllarca çalışmanız veya çok yetenekli olmanız gerekirdi.

Komşularımız, o mahalle takımının ve sahanın yıldızlarıydı.

Yalçın Abi, Tuna Abi, Gökhan Abi, Cengiz Abi…

Hepsi süper yakışıklı…( Gerçi şuan ben hepsinden yakışıklıyım)

Mikasa top… O dönemlerde topa vurmayı bırakın, topu kaldıracak gücüm yoktu. Gökhan Abi 100 beygir gücünde topa vurabiliyordu. Hatta bir keresinde çektiği şut teyzelerin birisine gelmişti. Kadıncağız neredeyse ölüyordu…

Sonuç olarak bakacak olursak, top out’a çıktı…

İşte futbol deyince aklıma gelen ilk isimler bunlardır. O sahanın yerine müteahhitler geldi. Yedek kulübesi dahil her yer imara açıldı…

Daha sonra büyüdük. Sahamız imara açılınca sokağımız futbola açıldı. Orada kendimize yer bulduk. Mehti’nin, Kuddusi’nin, Cankutay’ın kadrosu açıldı. Sıdıka Teyze’nin bahçesi taç noktasıydı. Göçmen bahçesine top kaçırmak, lanetlenmek demekti…

Sonra biraz daha büyüdük…

Köşe başı gençlerine karıştık. Ankaragücü formalı yüzlerce insan… Trene biletsiz yani kaçak binerek, yolumuz 19 Mayıs Stadyumu’na çevrildi. Sol Kapalı tribününden içeri girdiğimiz andan itibaren dış dünya ile irtibatımız kesilirdi.

İşte o dönemler benim için level atlama gerçekleşti.

Profesyonel top oynayan arkadaşlarım oldu. Futbol dışında da görüştüğüm arkadaşlarım oldu. Şimdi o insanlarla görüşmüyoruz. Çünkü artık onlar “büyük futbolcu” oldular. Yani mahallemizi unuttular…

Umut Bulut ile görüşüyorduk. Sonra “büyük futbolcu” oldu. Trabzonspor ve Galatasaray derken şimdi ulaşabilene aşk olsun. Gerçi gocunmuyorum iyi kardeşimdir…

Hürriyet Gücer… Okula giderken eşlik eden arkadaşım… Şimdi Eskişehirspor’da… Yakışır kardeşime… Üstelik Hürriyet’i ileride çok güzel yerlerde göreceğiz. Koşarken ona Roberto Carlos bile yetişemez…

Elyesa Süme… Şimdi Gaziantepspor’da oynuyor… Ankaragücü’nde oynarken konferanslara gittiğimiz güzel bir kardeşimiz.

Hakan Kutlu, efsane kaptandır. Onu anlatmaya kelimelerim yetmez… Sevdiğim canım ağabeyim.

Tabi o dönemlerde Ankaragücü aracılığıyla yakinen olmasa da, güzel futbolcu kardeşlerimiz oldu. Darius Wassell’den, Geremi Njitap’a kadar yabancı arkadaşlıklarımızda oldu…

Sadece birisi hariç…

Ediz Bahtiyaroğlu… Benim gibi göçmenlerden olan kardeşim. Ankaraspor’da oynarken tanışmıştık. Sonra Ankaragücü’ne geldi. Gerçi daha öncesinde Bursaspor ve Keçiörengücü gibi ortak mekanlarda bir araya gelmiştik ama tanışamamıştık. Yüreği çok geniş bir kardeşimdi…

Daha sonra Eskişehirspor’da hak ettiği değeri alıyordu. Bende bazı nedenlerden dolayı Eskişehir’e gidiyordum. Ara sıra görüştüğümüz oldu. Sonra bir daha onu göremedik.

Kaybettik. Öldüğünü duyduğumda şok yaşamıştım.

Sonra futboldan soğudum.

Pas attığın arkadaşından sana geri pas gelmeyince futbola küsersin derlerdi.

Ediz’in Bana geri pas vermeyeceğini bildiğim için, futbola küstüm. Mahallemizde de futbol oynanmıyor artık.

Kahrolsun çocukların futbol sahalarının imar toprakları!

 

SENCER GÜLTUNA

ANKARA 2015

 

İlişkili Etiketler
Bu yazıları görmek istemez misin?
Yorumlar