background img
Sencer Gültuna - Ortancamız Babam
gelida-klita-kalesi_20110602183153_b

GELİDA KALESİ


GELİDA KALESİ
Günümüzde pek fazla bilinmeyen Gelida ya da Klita adıyla anılan küçük tabya kalıntıları Çarşıbaşı İlçe Merkezinin 1- 1,5 km batısında, Vakfikebir’in Yalıköy Belde’sinin sınırında doğal bir kayalık burun üzerinde 13-14 yy. da kurulmuştur. Ancak araziyle bütünleşen bu savunma yapısının kesin olarak hangi tarihte hangi amaçla yapıldığını söylemek zordur. Yakınında herhangi bir yerleşim yeri kalıntısına rastlanmadığı için kesin tarihi belirlemek için herhangi bir ipucuna rastlanmamaktadır.
Bazı yabancı araştırmacıların görüşlerine göre tabyanın yapılma amacının körfezin güvenliğinin sağlanması için ortaçağda 13-14 yy. da kurulmuş gözetleme / nöbetçi kulesi ya da garnizon tabyası olabileceğini söylüyoruz.

Kısaca kare planlı diyebileceğimiz tabyaların bu gün sadece batı ve kuzeybatı’sında ki birer bölümü en fazla 6 metre yüksekliğe kadar ayaktadır. Ayakta olan bir kıvrımlı iki duvar, Horasan harçlı yapılmış olup oldukça düzensiz bir taş işçiliğine sahiptir. İrili ufaklı gri ve siyah renkli taşlar muntazam kesilmemiştir. Duvarların iç yüzeyleri de aynı taşlar gibi muntazam değil, girintili- çıkıntılı bir düzleme sahiptir. İç yüzeyinin bazı yerlerinde ahşap hatıl izlerine ve küçük kiremit parçalarına rastlanmaktadır. Duvarların kalınlıkları da birbirinden farklıdır. Kuzeybatı’da ki 1 kıvrımı yapan duvarın doğuda oturduğu temel 2 metreye yakın bir kesit vardır. Tabyanın üst kısımlarında ki duvar kalınlığı ise daha incedir.

Bazı bölümleri yabani otlarla kaplı olsa da tabyayı oluşturan ve büyük bölümü yıkılan duvarların temel izleri ayırt edilebilmektedir.Arazinin büyük bir bölümü yabani otlarla kaplı olduğu için tam bir plan çıkaramamakla birlikte; tabyanın biçimini arazinin doğal yapısını deniz üzerinde çıkıntı yapan yüksek burunun belirlediğini söyleyebiliriz. Kuzeyde kayakların bitiminde başlayan duvarlar, batıda güneye doğru yükselerek devam eder. Güneyde arazinin en yüksek noktasından doğuya doğru döner.Burada küçük bir iç yapının (kulenin) varlığında da sözedilir. Tabyaya giriş kapısının da buradan olması muhtemeldir. Duvarlar daha sonra kuzeye kayalık üzerine doğru kıvrım yapmış olmalıdır. Böylece kareye yakın yumuk bir plan ortaya çıkmaktadır.

17. yüzyılda Trabzon’u gezen ünlü seyyahımız Evliya Çelebi de ‘’Seyahatname’’ adlı ünlü eserinde Gelida (Klita) kalesi hakkında şunları yazmıştır: ‘’ Yine kuzeye gidip Gelida (Klita) kalesine geldik.Bu da Trabzon’un nahiyelerindendir. Gayet mamur köyleri vardır. Tek başına zeamet olup subaşısı vardır. Deniz kıyısında bir yüksek tepe üzerinde Ceneviz yapısı eski bir kalesi vardır.’’ Bu sözleriyle eserinde Gelida kalesine yer vermiştir.

Gelida (Klita) Kalesine ulaşım oldukça kolaydır. Giresun’u Rize’ye bağlayan devlet kara yolunun hemen
sol tarafındadır. Aracınızla ulaşımınız bu yüzden oldukça kolaydır. Hemen yan tarafında Çarşıbaşı-Trabzon dolmuş durağı bulunmaktadır.

Melih Yıldız

İlişkili Etiketler
Bu yazıları görmek istemez misin?
Yorumlar