background img
Sencer Gültuna - Ortancamız Babam
old-window-img_2235

Geçmişe Bakan Pencerem

avatar
avatar

Latest posts by Burak Buğra Küçükkaya (see all)

Penceremin baktığı sokağı her gece izledim. Önce çocukluğum geçti koşarak, sonra bir patırtı, dizleri üstüne düştü çocukluğum. Kırmızıyla ilk o zaman  tanıştı, biraz korku ve çokça anne özlemi birikti yüzünde. Çocukluğum her gece o cadde de yorulmadan koştu. Ve fark ediyorum ki şimdilerde benim izlediğim bu pencereden annem beni hep izlerdi. Ne zaman duysam ezan sesini, belki bekletmek istemediğimden, belki öyle alıştığımdan, eve gitmek gelirdi içimden. Zaten biraz düşünmeye kalksan bir ses duyardım pencereden, hadi oğlumla ile biten.

Derken zaman biraz daha ilerliyor iste. Birkaç sigara daha yakıyorum, inanın sevmem ben sigarayı. Hatta içenleri anlayamam. Bu yüzden olsa gerek hayatımda olanları anlamak istediğim zamanlarda elimde bir sıcaklık belirir. İnsan kendine yakalanır dedikleri bu olsa gerek. Ben de ne zaman kendime yani bugün burada olmama bu hale gelmeme sebep olan geçmişime yakalansam, elimde bir sigara belirir. Her halde kendimi cezalandırıyorum ya da sırf dedem de öyle yaptığı içindir.

Biraz sonraları hele bir de kitap varsa elimde, sevdiğim herkes o caddedir. Bir cümle hatırlatabilir bana hiç aklımda olmadığını düşündüğüm o güzel insanı ve  O da sokakta belirir hemen sonrasında. Kitap elimden yavaşça düşer. Bir köşesi kıvrık olan her kitabım, ayağı kısa olan masamın üzerine kıvrılır.Masamın hep bir yeri vardır her misafirine, sokağa bakan pencerenin yakınında.

Aslında hiç kimsem olmadığında sevdim ben okumayı. Hiç tanımadığım yirmi kişiyle aynı odayı paylaştığımda. Her birine günaydın diyerek uyanıp, her birine nasılsın diye sorarak sürdürürken hayatımı. İnsanları tanıdıkça sevdim okumayı. Yazarları sevdim, hatta kitap almam ben, benim dikkatimi çeken yazarların elinden çıkan, kalemine konu olmuş, masasına oturmuş cümleleri alırım masama. Çok kalabalığız başkasına yer yok, masada zaten biraz kısa.

Ve gecenin sonuna doğru radyoyu açarım. Kanal kanal gezerim, sanki bir hazine arıyormuşçasına. Belki sırf o şarkıyı özlediğimdendir. Birkaç evde birkaç lamba hala yanıyorken, belki benim uykumda olur durağın, Hani o seninde sevdiğin şarkı, neydi?

Bir kızıl goncaya benzer dudağın…

 

Burak Buğra Küçükkaya – Balıkesir Şubat 2016

 

İlişkili Etiketler
Bu yazıları görmek istemez misin?
Yorumlar