background img
Sencer Gültuna - Ortancamız Babam
mors alfabesi

Daktilodan Mors Alfabesi Çıktı

Kendinizi ifade etmeniz için gerekli yöntemleri araştırdınız mı?

Bazen insan kendisini ifade edememekten şikayetçi olur. İfade edilememe durumunun altında çeşitli psikolojik etkenler bulunmaktadır. Psikolojinin kendi dallarına göre tanımlamalar mevcuttur. Dışa vurmanın yolu genellikle kelimelere hükmetmekten geçer.

Kelimeler ve sesler…

Peki kelimelerle raks etmenin diğer bir yolu nedir?

Konuşmak yerine yazmak…

Yazmak, sorunları dile getirmenin asıl olan felsefesidir. Daha sonra mutluluğu aktarmak diye sıralayabiliriz. Hatta bazen, başkasının yanlış anladığını düzeltmek için iletişim kurarız. İletişim bozukluğu kelimelere yansır. Konuşmak yerine yazmayı tercih ederiz. İçgüdüsel bir yaklaşımdır.

Yazmak deyince aklıma gelen ilk iki özel maddeyi sizlere tarihi gününde aktarmak istiyorum. 7 Ocak 1904 tarihinde, Mors Alfabesinin acil kodu kabul edilmişti. Diğer bir tarih 7 Ocak 1714… Daktilonun patenti alındı. İkisinin de ortak özelliği, ifade edebilmek ve yazmak…

Daktilo; parmaklarımız sayesinde kurulan mekanizme içerisindeki harflerin mürekkep vasıtasıyla kağıda aktarıldığı alettir. Yapılan ilk daktiloyu inceleyen Edison, elektrikle çalışabileceğini akıl etti. Üzerinde çalışmaya başladıktan sonra, daktilo çubuğunun elektromıknatıslarla hareketini sağlayan bir daktilo geliştirdi. Yıllar yılları takip etti. Takvim gösterdi 1930 yılını…

Seri üretim başladı. Bu sayede elektrikli olarak makineler üretildi. Firmalar tercih etmeye başladı.

Günümüzde klavyeler artık, daktilonun son teknoloji olarak hemen hemen bütün evlerimize konuk oldu. Bu sayede insanlar dertlerini aktarabiliyor. Ben sizlere bildiğimi aktarıyorum, başkası istediği konunun ehemmiyetini…

Yazı yazmak, kelimelerin anlam ifade ettiği yerdir. Atölye misali…

Allah parmaklara zeval vermedikçe, kelimelerin elçisine dur demeyiz. Okumak için, gelişmek için birilerinin yazması gerekir. İşte daktilonun temeli, bugünkü dünyanın resmidir.

****

Mors Alfabesi de var demiştik. Temel olarak derdimizi aktarmanın bir yöntemi olmalıydı. İşte mors alfabesi burada devreye giriyor.

Kısa ve uzun işaretlerle anlaşma yöntemidir. Bu sayede ışık veya ses değişimleri anlaşmanın yöntemini belirlemektedir. Yani (( ve ) ) işaretleriyle. Telgraf ile ilgilenmeye başlayan bir meraklı abimiz yaşıyordu o dönemlerde. Adı Samuel Morse…

Elektrikli telgrafı icat eden, dışarıdan bakınca sakallı mübarek bir adamı andıran mühendis kafalı Morse üstad… Yaptığı o kadar etkili bir sistemdir ki, Osmanlı Devleti Kırım Savaşı esnasında(1855) elektrikli telgrafı kullanmıştır. Morse, sosyal hayatında da başarılı kişilerdenmiş. Özel hayatında portre resimler çizerek para kazanırmış…

Yani kendisini ifade edebilmenin yöntemlerini aramış ve düşünmüş. Sonunda insanlığa katkıda bulunacak işler geliştirmiştir.

Nümerik kodlar sayesinde, iletişimin temel unsurları arasına girmeyi başarabilmiştir.

Velhasıl kelam, sözüm meclis dışından değil içindendir vesselam. Derdini söyle ki, derman bulayım diyenler, bugün kelimelerin gücüne inanmış ve etkilenmiş insanlardır. Kelimeleri icat etmeyeceğimize göre, kelimelerin gücünü kullanarak kendimizi anlatalım, gerisi kolaydır…

Düşünsenize, eğer icatlar gerçekleşmemiş olsaydı, bugünkü nesil ne yapıyor olacaktı?

 

SENCER GÜLTUNA

ANKARA 2015

İlişkili Etiketler
Bu yazıları görmek istemez misin?
Yorumlar