background img
Sencer Gültuna - Ortancamız Babam
Sencer Gültuna ve Babaanne-  1 gün önce

Asırlık Bir Çınar Daha Devrildi

Sencer Gültuna ve Babaanne-  1 gün önce

Sencer Gültuna ve Babaanne- 1 gün önce

 

15:45 Kalbin duruş saati.

03:45 Bu yazıya başladığım saat. Tam 12 saat ayrı kaldık…

Yazılarımı takip edenlerin en yakından tanıdığı, 2 numaralı kahramanım “babaannem”i  kaybettik. Yani Hakkın yanına teslim ettik.

Evlatları için çok zor bir durumdur annesini kaybetmek. Torunları içinde babaanne, anneannesini kaybetmek…

Benim üstümde emeği bol olan, bastonuyla az sopasını yemediğim biricik babaannem… Son 8 yılını yatalak geçirmesine rağmen, dilindeki kıvraklığı ile herkesi ters köşe yapan neredeyse asırlık bir çınar…

Balkanların en güzel evladıymış. En büyük halamın rivayetine göre, Atatürk öldüğünde 12’sinde bir yavrucakmış. Üstelik Atatürk’ün ölüm haberini Bulgaristan’dan Türkiye’ye gelirken almış. O zaman ki üzüntüsünü 86’sında da hissetmiş bir afife bir hatun…

Afife, birine yakışacaksa o kişi babaannemdir…

Dedemin Halime’si, bizim Fena Şaziye’miz…

Ekmek arası şekerli bazlamalar, soba yanında minderler, torunların dağıttığı kırlentler, dedemden sakladığı mentollü sigaralar ve son günlerindeki yalandan tapuları artık yok. Var ama yok…

Son yazımda sizlerden dua istemiştim bizim “afife hatun” için…

Hiç görmediği kaynanasını yıllarca dinledim. Pancar pekmezlerindeki enceklerini, yiğitliğiyle övündüğü kocasını, sürekliği kızdığı Sencer’i, her ikindi saati içilen semaveri, maviş maviş bakışlarını artık arasak da bir anlamı yok. Keşke saatleri 15:44 de durdurabilseydik. 7 evladından ve torunlarından başka bir mirasın kalmadı bana…

Evet okuyucu. Bugün ben babaannemi yani aslında biricik ev arkadaşımı kaybettim. Nereye yatsam sorun eden babaanneme saygısızlık olmasın diye nereye yatsam sorun edecek biri varmış gibi davranacağım. Aslında bir rol değil. Onu toprağın altında bırakıp geldikten sonra, ben yatağımda nasıl yatacağım bilmiyorum…

Hep “anneciklerim nerede kaldı, gelin beni alın” derdi. Artık annesine de kavuştu. Üstelik yiğitliği Balkanlara nam salmış atam, dedem yanında. Biraz gönlüm huzurlu… Onu orada karşılayacak birileri var…

Hem uzun zamandır dedemin yanına selam götüren yoktu. Gidenlerde selamı teslim ediyor mu bilemezdim. Bugün bir selam yolladım. Gideceğinden o kadar eminim ki… Dedemde 4 yıldır eşine güzel yerler ayarlamıştır. Peygamber komşusu olsunlar inşallah…

Başındaki yazmayı musalla taşına kadar taşıyan, gelinlerine bir tebessümü 40 yıl söyleten, yol arkadaşım, oda arkadaşım, ev arkadaşım, babam, annem, babaannem…

Bugün birini daha iyi atlara bindirip gönderdik. Çünkü iyi insandı…

Lastik ayakkabıların, şalvarın, birkaç yazman dışında ne kaldı…

Eee dostlar, dünya malı dünyada kaldı. Giden gitti, ateş düştüğü yeri yaktı. Dağ yandı kül oldu. Sevdalılar sevdalısına kavuştu. Annesinin ellerini öptüğünden, babasına sarıldığından, kocasının gözlerine tekrar baktığından emin olduğum çatlamış ellerine kurban olduğum babaannem…

Halime’m, Şaziye’m, babaannem…

Artık bana emanet her şey . Herkes iyi. Çocukların ben varken, sana nasıl bakıldıysa o kadar güzel ve mutlu olacaklar… Hiç alınıp gücenmedim de, bu gece korkarsan haber et emi.. Şimdiden özledim seni…

Herkese çok selam. Baban hala o siyah beyaz fotoğraftaki gibi mi?

Mekanın cennet olsun…

 

Sencer Gültuna

27 Ağustos 2013/ Sincan

 

İlişkili Etiketler
Bu yazıları görmek istemez misin?
Yorumlar
  • comment avatar Fate 08 Eylül 2013

    Cennet kuşu olur inşallah.